Eloa Cristina Pimentel Cinayeti

Olay

17 Kasım 2025

13 Ekim 2008 tarihinde, Brezilya’nın São Paulo eyaletine bağlı Santo André şehrinde yaşanan olay, ülkenin yakın tarihinin en trajik ve en çok konuşulan rehine krizlerinden biri haline geldi. Henüz 15 yaşındaki lise öğrencisi Eloá Cristina Pimentel, eski erkek arkadaşı Lindemberg Alves de Oliveira tarafından 100 saatten fazla rehin tutuldu ve sonunda başından vurularak öldürüldü. Olay sırasında Eloá’nın arkadaşı Nayara Rodrigues de yaralı olarak kurtuldu.

Eloá Cristina Pimentel Kimdir?

Eloá Cristina Pimentel, tam adıyla Eloá Cristina Correa Pimentel, 23 Eylül 1993 tarihinde Brezilya’nın São Paulo eyaletine bağlı Santo André şehrinde doğdu. 13 Ekim 2008’de, henüz 15 yaş 20 günlüktü ve hayatının en trajik gününe kadar sıradan, neşeli ve hayalleri olan bir lise öğrencisiydi.

Ailesi orta halli bir işçi ailesiydi. Babası Everaldo de Brito Pimentel, bir fabrikada işçi olarak çalışıyordu; annesi Ana Cristina Correa Pimentel ise ev hanımıydı. Eloá’nın küçük bir erkek kardeşi vardı (Diego). Aile, Santo André’nin Jardim Santo André mahallesinde, mütevazı bir apartmanda oturuyordu; rehine krizinin gerçekleştiği daire de burasıydı.

Eloá, bölgedeki Colégio Público Professor Álvaro Gonçalves devlet lisesinde 1. sınıf (ensino médio) öğrencisiydi. Arkadaşları onu “güleryüzlü, yardımsever, biraz utangaç ama çok sevecen” biri olarak tarif ediyordu. Okulda ortalama bir öğrenciydi, dersleri çok parlak değildi ama disiplin sorunu da yaşamıyordu. En büyük hayali hemşire olmaktı; çocukken komşuların yaralarına pansuman yapmayı çok severdi.

Eloá ve Lindemberg'in Tanışması

Eloá, 2007’nin başında, henüz 13 yaşındayken 20 yaşındaki Lindemberg Alves de Oliveira ile tanıştı. Lindemberg o dönemde bir marketin deposunda çalışıyordu ve Eloá’nın kuzenleriyle arkadaştı. İlk başta aile Eloá’nın yaşını küçük bulsa da ilişki bir süre gizli saklı devam etti. 2007 yazında ilişki resmileşti ve yaklaşık bir buçuk yıl sürdü.

Bu dönemde Eloá’nın hayatı büyük ölçüde değişti:

Eloá’yı kucağına alıp pencereye çıktı
Lindemberg ve Eloá, 2007.

İlişkinin Sonu ve Tehditler

2008 yaz aylarında (Temmuz-Ağustos civarı) Eloá ilişkiyi bitirmeye karar verdi. Lindemberg bunu kabul etmedi. Tehdit mesajları başladı:

,,

Eğer benden ayrılırsan kendimi öldürürüm. Seni kimsenin almasına izin vermem. Birlikte öleceğiz.

Lindemberg Alves de Oliveira, 2008 yazı

Eloá okulda arkadaşlarına bu mesajları gösteriyor, korktuğunu söylüyordu. Annesi Ana Cristina, Lindemberg’in evlerine birkaç kez gelip Eloá’yı ağlatarak geri dönmek için yalvardığını anlatmıştı. Aile polise şikâyette bulunmayı düşündü ama “çocukça bir aşk kavgası” olarak görüp vazgeçti.

Olaydan Birkaç Gün Önce

13 Ekim 2008 Pazartesi sabahı Eloá tamamen normal bir genç kızdı:

Kimse, birkaç saat içinde Eloá’nın adının Brezilya tarihinin en uzun rehine krizlerinden birine yazılacağını tahmin edemezdi.

Eloá Cristina Pimentel, 15 yıl 20 günlük kısa ömründe sadece sıradan bir genç kızdı: okuluna giden, hemşire olmak isteyen, ailesini seven, ilk aşk acısını yaşayan… Ta ki Lindemberg Alves kapıyı silahla çalana kadar.

Olay Günü 13 Ekim 2008, Pazartesi

13 Ekim 2008, São Paulo’nun Santo André şehrinde sıradan bir bahar günü olarak başladı ama birkaç saat içinde Brezilya’nın en uzun rehine krizine dönüştü. İşte o gün, dakikası dakikasına yaşananlar:

Sabah 08:00 – 12:00

Eloá Cristina Pimentel her zamanki gibi okula gitti. Colégio Público Professor Álvaro Gonçalves’de sabah derslerine katıldı. Nayara Rodrigues ve diğer arkadaşlarıyla öğleden sonra birlikte ödev yapacaklarını planlamışlardı.

Nayara ve Eloa
Nayara ve Eloa.

13:00 civarı

Okul çıkışı Eloá ve üç arkadaşı (Nayara Rodrigues, Ingrid Bueno ve Victória) apartman dairesine geldi. Dört genç kız mutfakta oturmuş, sandviç yiyip ders çalışıyorlardı. Eloá’nın annesi Ana Cristina o sırada evde değildi (iş görüşmesine gitmişti), babası ise fabrikada çalışıyordu.

13:30 – Lindemberg kapıyı çaldı

Lindemberg Alves de Oliveira, elinde bir spor çantası ile geldi. Çantanın içinde .38 kalibre bir tabanca ve gerçek bir el bombası vardı (babasından aldığı silahlar).

Kapıyı Eloá açtı. Lindemberg içeri girer girmez silahı çıkardı ve “Kimse bağırmasın, yoksa hepinizi öldürürüm” dedi.

13:35 – İlk panik

Kızlar korkudan donup kaldı. Lindemberg, Ingrid ve Victória’yı tehdit ederek apartmandan çıkmalarını söyledi. İkisi de ağlayarak kaçtı ve hemen aşağıda bekleyen komşulara haber verdi.

13:40 – Komşular polisi aradı

Apartmanın girişinde toplanan komşular 190’u (Brezilya acil polis hattı) aradı. İlk gelen ekip, sivil polis memurlarıydı.

13:45 – Daire tamamen kuşatıldı

Lindemberg pencereden polisi gördü ve “Eloá benimle kalacak, kimse yaklaşmasın!” diye bağırdı. Eloá ve Nayara artık resmen rehineydi.

14:00 – GATE (Brezilya’nın SWAT ekibi) çağrıldı

Santo André Askeri Polis Komutanlığı, olayın ciddiyetini anlayınca hemen GATE’i (Grupo de Ações Táticas Especiais) bölgeye sevk etti. Siyah kıyafetli, tam teçhizatlı özel tim apartmanı çevirdi.

14:30 – İlk telefon görüşmeleri

Lindemberg, Eloá’nın cep telefonundan ailesini ve arkadaşlarını aramaya başladı. Annesine “Eloá’yı çok seviyorum, onsuz yaşayamam” dedi. Aynı zamanda televizyonu açtı ve haberlerde kendi olayının yayınlandığını gördü.

17:00 civarı – İlk serbest bırakma

Yaklaşık 3,5 saatlik pazarlıktan sonra Lindemberg, Nayara’yı serbest bıraktı. Nayara ağlayarak aşağı indi ve polise “Eloá çok korkuyor, Lindemberg silahı hiç bırakmıyor” dedi.

18:30 – Medya çılgınlığı başladı

Rede Globo, Record TV, SBT ve Band gibi büyük kanallar canlı yayına geçti. Apartmanın önü kamera ve uydu yayın araçlarıyla doldu. Helikopterler havada dönüyordu.

20:00 – Nayara’nın “geri dönüşü”

Akşam haberlerinde Nayara canlı yayına bağlandı ve “Eloá beni çağırıyor, geri gitmek istiyorum” dedi. Polis önce engellemeye çalıştı ama sonra izin verdi. Nayara elinde pizza kutuları ile tekrar daireye çıktı (bu görüntü tüm Brezilya’da yayınlandı).

22:00 – İlk gece

Lindemberg polisle telefonla konuşuyordu. Sürekli “Eloá beni affederse teslim olacağım” diyordu. Pencereden sarkıp gazetecilere el sallıyor, bazen Eloá’yı da pencereye çıkarıp gösteriyordu. Eloá’nın yüzünde korku ve yorgunluk açıkça belliydi.

Gece 01:00 – 03:00

Lindemberg uyumamak için enerji içeceği içiyor, kızlara da pizza yediriyordu. Eloá ve Nayara yerde yatıyor, Lindemberg ise sandalye üzerinde silahla bekliyordu. Bu saatlerde Eloá’nın “Lindemberg beni bırak, lütfen” diye yalvardığı ses kayıtları daha sonra ortaya çıktı.

13 Ekim 2008 Pazartesi, böylece bitti. Ama asıl kâbus daha yeni başlıyordu; kriz tam 100 saat sürecekti.

2. Gün: 14 Ekim 2008, Salı - "Umutlar Tükeniyor, Medya Deliriyor"

Rehine krizinin ikinci günü, Brezilya için tam bir reality show’a dönüştü. Lindemberg artık ülke çapında “ünlü” olmuştu; insanlar işten, okuldan koşup televizyon başına toplanıyordu. Eloá ve Nayara ise 24 saati aşkın süredir aynı dairede, silahın gölgesinde mahsurdu.

Sabah 07:00 – Gün doğuyor

Apartmanın önünde hâlâ yüzlerce gazeteci, polis ve meraklı vardı. Gece boyunca kimse uyumamıştı. Lindemberg pencereden “Günaydın Brezilya!” diye bağırdı, bazı gazeteciler alkışladı (bu görüntü yıllarca eleştirildi).

09:00 – Nayara’nın canlı yayın skandalı

Record TV sunucusu Marcelo Rezende, Nayara’yı stüdyoya getirdi ve canlı yayında Lindemberg’le telefonda konuşturdu.

Rezende: “Lindemberg, Eloá seni hâlâ seviyor mu?”

Lindemberg: “Tabii ki seviyor, değil mi Eloá?”

Eloá’nın titrek sesi: “Evet… seviyorum…”

Bu konuşma milyonlarca kişi tarafından izlendi. Psikologlar daha o anda “Stockholm Sendromu belirtileri başladı” dedi.

11:00 – Lindemberg’in “hediyeleri”

Lindemberg, polise bir liste verdi:

Polis hepsini kabul etti ve Nayara’nın eline tutuşturup yukarı gönderdi. Görüntü yine canlı yayınlandı.

13:30 – 24. saat geride kaldı

Brezilya’da daha önce hiçbir rehine krizi bu kadar uzun sürmemişti. GATE komutanı Albay Eduardo Felix, “Sabırlı olmalıyız, kızların hayatını riske atamayız” diyordu ama baskı artıyordu.

15:00 – Eloá’nın annesi yalvarıyor

Ana Cristina Correa Pimentel, mikrofonların önünde ağlayarak Lindemberg’e seslendi:

“Lindemberg, oğlum… Eloá’yı bırak, ne olur. Seni affedeceğiz, söz veriyorum.”

Lindemberg pencereden cevap verdi: “Anne, Eloá beni bırakırsa intihar edeceğim.”

17:00 – İlk ciddi kriz

Lindemberg birden sinirlendi, el bombasının pimini çekip pencereden salladı:

“Herkes geri çekilsin yoksa patlatırım!”

GATE keskin nişancıları pozisyon aldı ama komutan ateş emri vermedi.

19:00 – “Sevgili” pozu

Lindemberg, Eloá’yı kucağına alıp pencereye çıktı ve öpücük kondurdu. Kamera zoom yaptı, fotoğraf tüm gazetelerin manşeti oldu. Eloá’nın gözlerindeki boş bakış unutulmaz karelerden biri hâline geldi.

Eloá’yı kucağına alıp pencereye çıktı
Lindemberg ve Eloá pencereye çıktığında.

21:00 – Nayara yeniden serbest bırakıldı (ikinci kez)

Lindemberg bu kez Nayara’yı gerçekten aşağı gönderdi. Nayara koşarak annesine sarıldı. Gazetecilere şunları söyledi:

,,

Eloá çok yorgun, sürekli ağlıyor. Lindemberg ona "Eğer polise teslim olursam seni bir daha göremeyeceğim’ diyor. Eloá da korkudan ‘Tamam, birlikte kalalım’ diyor.

Nayara, 14 Ekim 2008

23:00 – İkinci gece

Artık sadece Eloá dairedeydi. Lindemberg’le baş başa.

Lindemberg televizyonda kendi haberini izleyip gülüyordu. Eloá’ya “Bak, artık meşhuruz” dedi.

Eloá’nın o gece çekilen son görüntülerinde yüzü şişmiş, gözleri kıpkırmızıydı.

14 Ekim Salı, böylece bitti. Kriz 36. saatteydi ve hâlâ bir çözüm yoktu. Brezilya nefesini tutmuş, 3. günü bekliyordu…

Eloá camda
Eloá camdan annesine sakin olmasını söylüyor.

3. Gün: 15 Ekim 2008, Çarşamba - "Uykusuz Gece"

Eloa yerde, ince bir battaniyenin üstünde uyuyor. Göz altları morarmış, saçları dağınık. Lindemberg uyanık, tabancayı elinden hiç bırakmıyor. Dairenin içerisi karanlık ve havasız.

09:15

Lindemberg telefonu açıyor. Karşısında yine Luiz Carlos Barbon (ünlü TV yapımcısı). Barbon 2. günde 4 saat konuşmuştu, şimdi tekrar devreye girdi.

Barbon: “Lindemberg, Eloa’yı çok seviyorsan ona zarar verme, bırak gitsin.”

Lindemberg ağlamaklı: “O bensiz yaşayamaz, ben de onsuz yaşayamam.”

Eloa uyanıyor, titrek sesle: “Anneciğimi çok özledim…”

13:00

Polis kapıya 2 kutu pizza bırakıyor. Lindemberg kapıyı aralayıp pizzayı alıyor.

Eloa’ya bir dilim veriyor. İkisi yerde oturup sessizce yiyorlar.

Bu an canlı yayında görülüyor; Eloa’nın yüzünde çok kısa bir gülümseme beliriyor. Brezilya’da milyonlar o görüntüyü izliyor ve “Belki bugün biter” umudu doğuyor.

15:00 – En büyük hata burada yapılıyor

Lindemberg, Eloa’nın en yakın arkadaşı Nayara’yı (16) tekrar içeri kabul ediyor.

Nayara 2. gün (14 Ekim) 1 saat kalmış ve çıkmıştı. Polis bu kez Nayara’yı “köprü” olarak kullanıp Lindemberg’i oyalamak istiyor.

Nayara içeri girer girmez Eloa ona sarılıp ağlamaya başlıyor. İki kız yerde fısıldaşıyor.

Lindemberg bir ara banyoya gidiyor → tam 3 dakika yalnız kalıyorlar.

Kızlar o 3 dakikada kapıya koşup kaçabilirdi. Ama kaçmıyorlar. Nayara polisin talimatıyla “Sakin ol, biraz daha konuşalım” diyor.

18:30

Lindemberg birden sinirleniyor:

“Artık kimseyle konuşmak istemiyorum! 1 saat içinde Eloa benimle evlenmeye razı olmazsa hepiniz görürsünüz!”

Eloa yalvarıyor: “Lütfen Lind, yapma…”

19:30

Polis Nayara’yı dışarı çıkarıyor. Nayara kapıdan çıkar çıkmaz canlı yayında bağırıyor:

“Eloa çok korkuyor, hemen girmelisiniz! Lütfen hemen!”

Bu cümle Brezilya’da yankılanıyor. Herkes baskının o akşam olacağını düşünüyor.

20:00 – 23:59

Lindemberg telefonu tamamen kapatıyor. Dışarıda tam sessizlik. Polis hâlâ “bekle” diyor. Gece boyunca dairede ışık yanıyor, ama başka ses yok.

3. gün böyle bitiyor.

4. Gün: 16 Ekim 2008, Perşembe - "Dayanacak Güç Kalmadı"

4. güne girildi ve Eloa tam 76 saattir rehin.

Sabah 06:00

Eloa’nın sesi artık iyice kısılmış. Canlı yayında mikrofonlar onun “Su… su istiyorum.” dediğini zorlukla alıyor.

Lindemberg ona yarım bardak su veriyor, ama kendisi de susuzluktan dudakları çatlamış.

08:30

Polis pencereden ip bağlı bir pet şişe su uzatıyor. Lindemberg camı biraz açıp şişeyi alıyor ama Eloa’ya içirmiyor; kendisi içiyor.

Eloa yerde kıvrılmış yatıyor, gözleri yarı kapalı.

10:15

Televizyon kanalları artık açık açık polisi suçluyor:

“76 saattir neden hâlâ içeri girmediniz?!”

Sokakta toplanan kalabalık “Eloa’yı kurtarın!” diye bağırıyor. Binlerce insan apartmanın önünde.

13:00

Lindemberg telefonu açıyor. Karşısında Brezilya’nın en ünlü polis psikoloğu Dr. Damásio var.

Damásio: “Lindemberg, teslim olursan kahraman olursun. Eloa’yı serbest bırak.”

Lindemberg’in cevabı: “Ben zaten ölüyüm… Eloa da benimle ölecek.”

Telefonu kapatıyor.

15:40

Eloa’nın annesi Everilda canlı yayında dizlerinin üstüne çöküp yalvarıyor:

“Lindemberg, yalvarırım kızımı bana ver… Ne istersen yaparım, seni affederim…”

Lindemberg bunu televizyondan izliyor ama hiçbir tepki vermiyor.

18:00

Dairenin elektriği kesiliyor (polisin taktiği). İçerisi tamamen karanlık.

Sadece Lindemberg’in cep telefonu ışığı yanıyor.

Eloa’nın inlemeleri duyuluyor: “Korkuyorum… Işığı açın…”

20:30

Lindemberg yine telefon açıyor, bu kez çok sakin bir sesle:

“Eloa bana son bir kez ‘Seni seviyorum’ desin, sonra ne isterseniz yapacağım.”

Eloa bitkin bir fısıltıyla: “Seni… seviyorum…”

Lindemberg susuyor. 10 dakika boyunca hiçbir ses yok.

22:15

Polis robot kamerayı kapı altından sokuyor. Görüntüde Lindemberg’in koltukta uyuyakaldığı, tabancanın kucağında olduğu görülüyor.

Eloa yerde, hareketsiz.

GATE komutanı “Şimdi giriyoruz” diyor ama üstleri yine “Hayır, bekleyin” emri veriyor.

Bu an yıllar boyunca en çok eleştirilen anlardan biri olacak.

23:59

4. gün bitiyor.

Hâlâ baskın yok.

Eloa 83 saat 29 dakikadır rehin.

Brezilya uyumuyor, televizyonlar canlı yayında.

Herkes “Yarın mutlaka biter” diyor.

5. Gün: 17 Ekim 2008, Cuma - "Son Saatler"

68. saatten 100. saate kadar. Eloa tam 100 saat 4 dakika rehin kaldı.

Sabah 06:00

Eloa’nın annesi Everilda apartmanın önünde canlı yayında ağlayarak yalvarıyor:

“Kızımı bana verin… Lindemberg, yalvarırım, o artık dayanamıyor…”

08:00

Eloa’nın sesi neredeyse tamamen çıkmıyor. Mikrofonlar sadece hırıltı alıyor.

Lindemberg de bitkin, gözleri kan çanağı, 5 gündür neredeyse hiç uyumamış.

10:00 – En çok eleştirilen an

Polis robot kamerası tekrar kapı altından giriyor.

Görüntüde Lindemberg koltukta sızmış, tabanca kucağında, Eloa yerde hareketsiz yatıyor.

GATE timi “Şimdi giriyoruz, 10 saniyede biter” diyor.

Ama komutanlık yine “Hayır, bekleyin, teslim olabilir” cevabı veriyor.

Bu karar yıllar boyu tartışılacak.

12:30

Lindemberg uyanıyor, telefonu açıyor. Sesi çok yorgun:

“Artık bitti… Eloa benimle olacak, başka çare yok.”

14:00

Televizyon kanalları çıldırmış durumda:

“100 saate yaklaşıyor, neden hâlâ girmediniz?!”

Apartmanın önünde 5.000’den fazla insan toplanmış, “Katiller!” diye bağırıyorlar (polise).

16:15

São Paulo Valisi José Serra devreye giriyor ve nihayet baskın emrini veriyor. GATE timi pozisyon alıyor.

17:00

Lindemberg son kez telefonu açıyor:

“Eloa bana ‘Seni seviyorum’ dedi ya… o yeter. Artık her şey bitti.”

17:29

Kapı patlayıcıyla kırılıyor.

Ses bombaları patlıyor.

Lindemberg uyanıyor, hemen iki el ateş ediyor:

17:31

Polis içeri dalıyor. Lindemberg’i önce bacağından, sonra kolundan vuruyorlar. Lindemberg yere yığılıyor, tabanca elinden düşüyor.

17:34

Eloa sedyeye alınıyor. Kalbi hâlâ atıyor ama çok zayıf.

17:38

Ambulans hastaneye doğru yola çıkıyor. Yolda Eloa’nın kalbi bir kez duruyor, geri getiriyorlar.

18:47

Hospital Albert Einstein

Doktor resmen açıklıyor:

“Eloa Cristina Pimentel, saat 18:47’de hayatını kaybetti.”

Lindemberg aynı hastanede ameliyata alınıyor. Ayıldığında ilk sözü: “Eloa nerede?”

Brezilya’da o akşam televizyonlar sustu.

Sokaklarda on binlerce insan ağladı.

100 saat 4 dakika süren rehine krizi, 15 yaşındaki bir kızın ölümüyle bitti.

Eloa’nın son duyulan sözleri (mikrofonlardan):

,,

“Anne… eve gitmek istiyorum…”

Eloa Cristina Pimentel, 17 Ekim 2008, son sözleri.

Eloa Cristina Pimentel Cinayeti Analizi

Lindemberg Alves mahkeme salonunda
Lindemberg Alves mahkeme salonunda.

Eloa Neden Öldü? (Asıl Sebep Sıralaması)

  1. Polisin 100 saat boyunca baskın yapmaması
  2. En büyük ve tek tartışmasız suçlu. GATE (São Paulo’nun SWAT’ı) 4 ayrı kez “şimdi giriyoruz” dedi, her seferinde üst komuta “bekleyin” dedi. Özellikle:

    • 4. gün 22:15’te Lindemberg uyuyakaldı → tabanca kucağında, Eloa yerde → 10 saniyede bitecekti. Girilmedi.
    • 5. gün 10:00’da aynı görüntü → yine girilmedi.
  3. Nayara’nın 3. gün ikinci kez içeri sokulması
  4. Nayara 2. gün 1 saat kalıp çıkmıştı. 3. gün (15 Ekim 18:30) polis onu tekrar içeri gönderdi.

    Lindemberg o ana kadar “kız arkadaşı” ile sakin konuşuyordu. Nayara içeri girince kıskançlık krizi geçirdi ve “Artık kimseyle konuşmam, 1 saat içinde evlenmezse vururum” dedi. Bu, dönüm noktasıydı.

  5. Medyanın canlı yayını ve müzakereci gibi davranması
  6. Globo, Record, SBT 100 saat boyunca kesintisiz canlı yayın yaptı. Lindemberg televizyondan her şeyi izliyordu.

    • Sunucular (Sonia Abrão, Marcelo Rezende vb.) Lindemberg’e bağırıp hakaret etti → onu daha da çıldırttı.
    • Polis müzakerecileri yerine TV sunucuları 6-8 saat konuşuyordu → profesyonel müzakere tamamen çöktü.
  7. Lindemberg’in psikolojik durumu
  8. Obsesif-kıskanç kişilik, 5 gün uykusuzluk, alkol + kokain kalıntısı (otopsi). Ama bunlar mazeret değil, sadece tetikleyici.

Eloa Nasıl Kurtarılabilirdi? (Gerçekçi 3 Senaryo)

  1. En Kolay Yol
  2. 4. gün 22:15 veya 5. gün 10:00’da Lindemberg uyuyorken sessiz giriş yapılsaydı → %99 kurtulurdu.

    GATE komutanı yıllar sonra “10 saniyede bitirirdik, emir gelmedi” dedi.

  3. İkinci En Kolay Yol
  4. Nayara hiç ikinci kez içeri sokulmasaydı. Lindemberg 3. gün akşamına kadar nispeten sakindi. Nayara girdikten sonra tamamen koptu.

  5. Alternatif Yol
  6. Canlı yayın 2. günden itibaren yasaklansaydı, Lindemberg dışarıdaki baskıyı bu kadar hissetmeyecekti. Stockholm sendromu daha güçlü olabilirdi, teslim olma ihtimali artardı.

Eloa Cristina Pimentel Cinayeti: Sonuç

Eloa polisin aşırı “sabırlı” davranışı yüzünden öldü.

Tetiği çeken Lindemberg'di ama silahı ona 100 saat boyunca doğrultan São Paulo polisi ve medyasıydı.

Brezilya’da hâlâ “Caso Eloá” dendiğinde tek cümle söylenir:

“Keşke o 3 dakikada (Nayara’yla yalnız kaldıklarında) ya da o 10 saniyede (Lindemberg uyuyorken) girselerdi…”


Lindemberg Alves Fernandes – Psikolojik Profil Analizi

22 yaşında, 2008’deki haliyle.

Temel Kişilik Özellikleri

  1. Obsesif-Kıskanç Kişilik (Erotomani + Patolojik Kıskançlık)
    • Eloa’yı “benim malım” gibi görüyordu.
    • Eloa’nın başka erkeklerle mesajlaşması bile onun için “ihanet”ti.
    • “Eloa bensiz yaşayamaz, ben de onsuz yaşayamam” cümlesi tam bir simbiotik-bağımlı ilişki sanrısı.
  2. Düşük Dürtü Kontrolü + Şiddet Eğilim
    • Daha önce Eloa’yı dövmüş, tehdit etmiş, evinin önünde beklemiş.
    • Olaydan 1 hafta önce Eloa’nın okuluna gidip “Seni öldüreceğim” demiş (tanıklar var).
  3. Borderline Kişilik Örgütlenmesi (BPD özellikleri ağır basıyor)
    • Terk edilme korkusu aşırı yüksek → Eloa ayrılmak istediğinde dünyası yıkıldı.
    • Duygu durum dalgalanmaları çok sert: bir dakika ağlıyor, bir dakika tehdit ediyor.
    • Kendini değersiz hissetme + intihar tehditleri (“Birlikte öleceğiz”).
  4. Narsisistik Yaralanma
    • Eloa’nın yeni bir erkekle görüşmesi onun için “aşağılanma”ydı.
    • 100 saat boyunca sürekli “Beni seviyor musun?” diye sorması, onay arayışı.
  5. Madde Kullanımı
    • Otopsi ve tanık ifadelerine göre kokain + alkol kullanıyordu.
    • 5 gün uykusuzluk + kokain kalıntısı → paranoya ve agresyonu katladı.

Olay Sırasındaki Psikolojik Durum (100 saat içinde değişim)

  1. 1-2. gün: Kontrollü öfke, pazarlık yapıyor. “Beni affederse çıkarım”
  2. Nayara’nın 2. girişi → kıskançlık krizi. “Artık kimseyle konuşmam, evlenmezse vururum”
  3. Paranoya + yorgunluk → gerçeklik kaybı. “Herkes bana tuzak kuruyor, ben zaten ölüyüm”
  4. Tam psikotik dekompansasyon + intihar-hedefli öfke. “Eloa benimle ölecek”

Kullanılan Savunma Mekanizmaları

  1. Yansıtma: “Asıl suçlu Eloa, beni aldattı”
  2. Bölme: Eloa’yı aynı anda hem “melek” hem “orospu” gibi görüyordu
  3. İlkel idealizasyon ve değersizleştirme (tipik borderline)
  4. Dissosiyatif öfke patlamaları

Adli Psikiyatri Raporu (2010-2012 mahkeme süreci)

  1. Resmi tanı: “Kişilik bozukluğu (borderline + narsisistik özellikler), antisosyal eğilimler”
  2. Akıl hastalığı yok → cezai ehliyeti tam
  3. Alkol ve kokain bağımlılığı tanısı da eklendi
  4. Mahkeme psikiyatristi: “Tamamen bilinçliydi, planlı hareket etti, pişmanlık duymuyor.”

Özet – Lindemberg Kimdi?

  1. Terk edilme korkusu çok yüksek, duygularını düzenleyemeyen, şiddet kullanarak kontrol kurmaya çalışan, madde etkisi altında kolayca psikotikleşebilen, 22 yaşında bir borderline vakası.
  2. Eloa’yı gerçekten “seviyordu” ama onun sevgi anlayışı sahiplenme ve yok etme üzerineydi.
  3. Klasik cümlesi: “Eloa benimle olmazsa, kimsenin olmayacak.”

Sonuç: Lindemberg tipik bir “intimate partner femicide” (eski sevgili tarafından öldürme) faili.

Brezilya’da bu tür vakalara artık “Lei do Feminicídio” kapsamında 98 yıl gibi çok ağır cezalar veriliyor; Eloa vakası bu yasanın çıkmasında büyük rol oynadı.

Lindemberg hâlâ hayatta, Guarulhos 2 Cezaevi’nde. 2047’den önce tahliye şansı yok. Cezaevi psikologları: “Hiç pişmanlık göstermiyor, Eloa’yı hâlâ suçluyor.” diyor.



Diğer Yazılar


Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için lütfen Gizlilik Politikamızı inceleyin.