Nürnberg’de Ölüm Makinesinin İtirafı: Rudolf Höss’ün Tutanaklara Geçen Tanıklığı

Tarih

30 Aralık 2025

15 Nisan 1946, Pazartesi, Nürnberg. 2. Dünya Savaşı’nın ardından kesin yenilgiye uğrayan Nazi Almanyası’nın yakalanabilmiş en üst düzey askerî, siyasi ve bürokratik yöneticilerini yargılamak üzere, Müttefik devletlerin hâkim ve savcılarından oluşan uluslararası mahkeme kuruldu. Nürnberg’de yürütülen bu tarihî yargılamalar, yalnızca bireyleri değil, bir rejimin tüm suç mekanizmasını ortaya koymayı amaçlıyordu.

Gruppenführer Ernst Kaltenbrunner'in Nürnberg'de Yargılanması

Ernst Kaltenbrunner, Nürnberg Mahkemeleri kapsamında insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve barışa karşı suçlara ortaklık gerekçeleriyle yargılandı. Yargılamanın temel nedenleri şunlardı:

Mareşal Keitel, Dr. Ernst Kaltenbrunner ve Alfred Rosenberg, Nürnberg Savaş Suçları Mahkemelerinde.
Mareşal Wilhelm Keitel, Dr. Ernst Kaltenbrunner ve Alfred Rosenberg, Nürnberg Savaş Suçları Mahkemelerinde.

Ernst Kaltenbrunner, Oswald Pohl ve IG Farben şirketine yönelik davalar sırasında, Auschwitz toplama ve imha kampının eski komutanlarından Rudolf Hoß (Höss), sanık olarak değil, “tanık” sıfatıyla mahkeme kürsüsüne çıkarıldı. Höss’ün verdiği ifadeler, Nazi ölüm sisteminin nasıl işlediğini, soykırımın hangi emir zinciri ve teknik düzen içinde yürütüldüğünü, bizzat sistemin içinden gelen soğuk ve sarsıcı ayrıntılarla gözler önüne serdi.

Rudolf Höss'ün Sorgulaması ve İfadeleri

Rudolf Höss, Nürnberg Mahkemeleri sırasında 15 Nisan 1946 Pazartesi günü mahkeme kürsüsüne tanık olarak çağrıldı.

Höss, Ernst Kaltenbrunner ve Oswald Pohl davaları bağlamında ifade verdi; Auschwitz’teki imha sürecinin örgütlenmesi ve uygulanmasına dair ayrıntılar bu oturumda tutanaklara geçti.

Rudolf Höss’ün, Nürnberg Mahkemeleri’ndeki esas sorgulayıcılarından biri, Ernst Kaltenbrunner’ın savunma avukatı olan Dr. Kurt Kaufmann idi.

Rudolf Hoss, Nürnberg mahkemesinde ifade verirken.
Rudolf Hoss, mahkemede ifade verirken.
Duruşma Tutanağı (Diyalog) Nürnberg • Tanık: Rudolf Höss • Sorgu: Dr. Kaufmann

Dr. Kaufmann – Rudolf Höss Sorgusu (Seçili Tutanak)

  • DR. KAUFMANN

    Mahkemenin izniyle, kürsüye tanık Hoess'i çağırmak istiyorum.

  • (Sahne Notu)

    (Tanık Hoß yerini aldı)

  • Başkan

    Ayağa kalkın. Adınızı belirtir misiniz?

  • Hoess

    Rudolf Franz Ferdinand Hoess

  • Başkan

    Bu yemini benden sonra tekrarlar mısınız? “Herşeye Kadir ve Herşeyi Bilen Tanrı'nın huzurunda bildiklerimi saklamadan, yalan eklemeden sadece ve sadece gerçeği söyleyeceğime yemin ederim.”

  • (Sahne Notu)

    (Tanık yemini Almanca tekrarladı)

  • Başkan

    Oturur musunuz?

  • Dr. Kaufmann

    Tanık, ifadeleriniz çok önemli bilgiler edinmemize anahtar olacak. Bazı gizli saklı bilgilere ulaşabilmemizin belki de tek yolu sizsiniz ve bize Avrupa Yahudiler'inin yok edilmesi emirlerini verenlerin kim olduklarını da siz söyleceksiniz. Bu emirlerin de nasıl gerçekleştiğini ve bu eylemin ne kadar sır olduğunu da sizden öğreneceğiz.

  • Başkan

    Dr. Kauffmann, tanığa kibarca sorularınızı soracak mısınız?

  • Dr. Kaufmann

    Evet.

  • (Sahne Notu)

    (Tanığa dönerek...)

  • Dr. Kaufmann

    1940'tan 1943'e kadar Auschwitz kampının komutanıydınız. Doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Kampta öldürülen kurbanların sayısını tutmanız yasaklanmıştı, bu doğru mu?

  • Hoess

    Evet, bu doğru.

  • Dr. Kaufmann

    Fakat bu notları “Eichmann” isimli bir adamın kurbanlar hakkında notlar tuttuğu, bu kurbanları organize ettiği ve bir araya topladığı da doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Ayrıca Eichmann'ın size Auschwitz'de 2 milyon'dan fazla Yahudi'nin yok edildiğini söylediği doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Erkekler, kadınlar ve çocuklar?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    1. Dünya Savaşı'na katıldınız mı?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Ardından 1922'de Parti'ye (Nazi) girdiniz?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    SS'in üyesi miydiniz?

  • Hoess

    1934'ten beri.

  • Dr. Kaufmann

    1924 yılında politik bir cinayete karıştığınız için uzunca bir ağır iş cezasına çarptırıldığınız doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Daha sonra 1934'te Dachau toplama kampına gittiniz?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Oradaki göreviniz neydi?

  • Hoess

    İlk olarak bir blok (bina) mahkumun komutanıydım, daha sonra yazıcı onun ardından da mahkumların bulunduğu bütün mülkün yöneticisi oldum.

  • Dr. Kaufmann

    Ve orada ne kadar kaldınız?

  • Hoess

    1938'e kadar.

  • Dr. Kaufmann

    1938'den beri hangi işle meşguldünüz ve neredeydiniz?

  • Hoess

    1938'de Sachsenhausen toplama kampına gittim, kamp komutanının yardımcısıydım ve daha sonra koruyucu gözetim kampının başına geçtim.

  • Dr. Kaufmann

    Auschwitz kampının ne zaman komutanı oldunuz?

  • Hoess

    Mayıs 1940'tan Aralık 1943'e kadar Auschwitz'in komutanlığını yaptım.

  • Dr. Kaufmann

    Auschwitz'de bir seferde tutulabilen en çok insan sayısı nedir?

  • Hoess

    Auschwitz'de tutulan en çok kadın ve erkek sayısı 140.000 (yüz kırk bin) civarıydı.

  • Dr. Kaufmann

    1941'de Berlin'e Himmler'i görmeye gitmek için emir aldığınız doğru mu? Lütfen konuştuklarınızı da anlatın.

  • Hoess

    Evet. 1941 yazında Berlin'e Reichsführer-SS (SS Komutanı) Himmler'i görmek için özel emir aldım. Bana Führer'in (Hitler) Yahudi sorunu için “son çözüm” emrini aldığını söyledi. Tam kelimeleri hatırlamıyorum. Biz, SS'ler olarak emri yerine getirmekle görevliyiz. Eğer emir yerine getirilmezse daha sonra Yahudiler Almanya'yı yıkmaya kalkışacak. Gerek kamp alanının geniş olması gerek demir yolu ulaşımının elverişli olması yüzünden Auschwitz'i seçti.

  • Dr. Kaufmann

    Bu toplantı sırasında Himmler size bu eylemin bir Reich (Nazi krallığı) problemi olduğunu söyledi mi?

  • Hoess

    Evet. O noktaya değindi. Bana bu toplantıda konuştuklarımızı benim komutanım olan Gruppenführer Glacks'a bile söylemememi de net bir şekilde belirtti. Bu toplantı sadece ikimiz arasında kalacaktı ve ben de onu büyük bir sır olarak saklayacaktım.

  • Dr. Kaufmann

    Bahsettiğiniz “Glacks” isimli şahsın tam olarak pozisyonu neydi?

  • Hoess

    Gruppenführer Glacks, tam olarak anlatmak gerekirse toplama kamplarının denetçisiydi ve direk olarak Reichsführer'e (Himmler) bağlıydı.

  • Dr. Kaufmann

    “Gizli Reich sorunu” ifadesini başka bir tanımla, “kendi hayatını tehlikeye atmadan dışarıda en ufak bir şekilde belirtmek” mümkün değildi?

  • Hoess

    Evet, “gizli Reich sorunu” demek, hiçkimsenin hiçbir şart altında bu konuyu konuşamaması demekti. Ayrıca herkes sır tutmak için hayatı üzerine söz vermişti.

  • Dr. Kaufmann

    Bu sözünüzü tuttunuz mu?

  • Hoess

    1942'nin sonlarına doğru bozdum.

  • Dr. Kaufmann

    Neden özellikle tarihi ima ediyorsunuz? Dışarıdan insanlarla o tarihten sonra mı konuştunuz?

  • Hoess

    1942'nin sonunda karım, Upper Silesia'nın Nazi Partisi liderinden benim kampımda olan biten hakkında birşeyler duymuş. Gelip bana doğru olup olmadıklarını sordu ben de itiraf etmek zorunda kaldım. Reichsführer'e verdiğim sözü ilk kez burada bozdum. Başka bir şekilde herhangi biriyle konuşmadım.

  • Dr. Kaufmann

    Eichmann ile ne zaman tanıştınız?

  • Hoess

    Reichsführer'den aldığım emirden 4 hafta sonra Eichmann ile tanıştım. Auschwitz'e geldi ve benimle verilen emir hakkında konuştu. Reichsführer'in bana toplantımızda dediğine göre Eichmann ile verdiği emiri daha sonra konuşmamızı söyledi çünkü bütün detayları ondan alacaktım.

  • Dr. Kaufmann

    Auschwitz kampının size verilen en gizli görevlerle tamamen izole bir yerde olduğu doğru mu?

  • Hoess

    Auschwitz kampı kasabadan yaklaşık 3 km uzaklıktaydı. 20000 (yirmi bin) dönüm üzerine kurulmuş, kurulmadan önce üzerinde bulunan her türlü yapıdan veya başka şeylerden temizlenmiş bir bölgeydi. Bütün bölgeye sadece SS subayarı ya da özel giriş izni bulunan siviller girebiliyordu. Daha sonra imha kampının kurulacağı asıl yere Birkenau deniliyordu. Birkenau kampı Auschwitz kampından 2 km uzaklıktaydı. Kampın tesisatı tamamen kendindendi, yani ormanın ötesine yapılmıştı ve gözle fark edilmesi imkansızdı. Buna ek olarak bölgeye sadece “izinli SS subayları” girebilirdi. Yani bu bölgeye izinsiz biri değil izinsiz bir SS bile giremezdi.

  • Dr. Kaufmann

    Daha sonra trenle insanlar getirilmeye başlandı. Bu dönem içinde bu trenler kaç gün aralıklarla, ne kadar insan getiriyordu?

  • Hoess

    1944 yılına kadar değişik ülkelerden düzensiz bir şekilde operasyonlar devam ettiği için, gelen trenler ve içindekiler hakkında kesin bir bilgi verilemez. Her zaman 4 ila 6 hafta arasında oldu. Bu 4 ila 6 hafta arasındaki zamanda her gün 2000 (iki bin) insan taşıyan 3 tren gelirdi. Bu trenler önce Birkenau bölgesinde dururdu ve daha sonra lokomotifler geri giderdi. Görevliler gelen insanlarla hemen ilgilenip bölgeyi boşaltırlardı. Daha sonra insanlar kamp görevlilerine teslim edilirlerdi. O sırada SS subayları tarafından çalışmaya elverişliliğini kontrol amacıyla tıbbi muayeneden geçirilirlerdi. Elverişli olanlar tek seferde Auschwitz veya Birkenau kampına götürülürlerdi. Elverişsiz olarak tanımlananlar ise geçici yerlere yerleştirilirlerdi. Hemen ardından da yeni inşa edilen krematoryuma gönderilirlerdi.

  • Dr. Kaufmann

    Bundan birkaç gün önce sizle yaptığımız bir soruşturmada yaklaşık 60 görevli bu trenleri karşılıyordu ve bu 60 görevli daha önceden bahsettiğimiz gizliliği korumakla hükümlüydüler. Bunu hala bugün söyleyebilir misiniz?

  • Hoess

    Evet, bu 60 görevli gelen “elverişsiz” insanlarla hemen ilgilenmekle sorumluydular ve daha sonra da diğerleriyle. Bu grup, yaklaşık 10 lider ve yardımcılarından oluşan, içinde doktorlar ve tıbbi personel olan ve tekrar tekrar gizlilik hatırlatılan bir gruptu.

  • Dr. Kaufmann

    Dışarıda yaşayan herhangi birine bu gelen trenlerin insan taşıdığını ve daha sonra kampa getirildiklerinde öldürülüceklerini gösteren, ima eden, anlatan en ufak bir işaret var mıydı? Veya Auschwitz'e gelen trenler -gerek malzeme olsun gerek diğer ihtiyaçlar olsun- çok fazlaydı da böyle bir olasılık düşünülmüyor muydu?

  • Hoess

    Evet, özellikle araştırma yapmayan bir insan dışarıdan içeride ne olduğunu anlayamazdı. Çünkü dediğiniz gibi imha edilecek insanların trenleri gibi diğer maddeleri veya malları taşıyan trenler de sürekli olarak kampa geliyordu. Bunlar içinde kampta yeni çalışacak insanları getiren trenler de vardı. Ayrıca kampı terk eden trenler aynı şekilde geriye dolu bir şekilde çıkıyordu. Transfer edilen mahkumları veya çalışanları götürüyorlardı. Trenler tamamen kapalıydı. Yani şunu söylemek gerekirse, dışarıdan herhangi birisinin trende insan olduğunu görmesi olanaksızdı. Ayrıca kampa hergün civardaki çalışma kamplarından araç malzemeleri ve savaşta kullanılacak diğer malzemeler getiriliyordu.

  • Dr. Kaufmann

    Ve bu trenlerden gelen kurbanların ellerinde ne varsa alınıyordu, değil mi? Tamamen soyunmak zorunda mıydılar, bütün değerli eşyalarını vermek zorunda mıydılar? Bunlar doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Ardından hemen öldürülüyorlardı?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Bilginiz dahilinide soruyorum, bu insanlar nereye götürüldüklerini biliyor muydu?

  • Hoess

    Çoğunluğu bilmiyordu. Kampta nereye götürüldükleri hakkında şüpheleri olsun diye ona göre davranılıyordu. Yani ölmeye gidecekleri düşündürülmüyordu. Mesela, bütün kapılar ve duvarlarda giyinmeye, duş almaya veya değişik şeyler yapmaya götürüldüklerini gösteren işaretler vardı. Bu levhalar önceden getirilen insanlar tarafından birçok değişik dile çevrilmişti ve aralarında ne olduğu yayılmıştı.

  • Dr. Kaufmann

    Ardından, bana önceki gün söylediklerinize göre, gazla yapılan öldürme işlemi 3 ila 15 dakika arası sürüyordu. Bu doğru mu?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Bana ayrıca kurbanlar ölmeden önce hafızalarını kaybettiklerini de söylediniz?

  • Hoess

    Evet. Kendim anladığıma göre bana tıbbi görevliler tarafından söylenen oydu. Bu hafıza kaybı zamanı, gaz odalarında bulunan insanların sayısı, sıcaklık ve değişik etkenlere bağlı olarak değişebiliyordu. Hafıza kaybı genelde birkaç saniye veya birkaç dakika içinde gerçekleşiyordu.

  • Dr. Kaufmann

    Kurbanlara karşu, hiç kendi ailenizi ve çocuklarınızı düşünerek, acıma hissetiniz mi?

  • Hoess

    Evet.

  • Dr. Kaufmann

    Bu durumda yapılan işlemi devam ettirmeyi nasıl başardınız?

  • Hoess

    Bütün bu içimdeki şüphelere göre bana verilen bir emir vardı ve bu emir bana Reichsführer Himmler tarafından verilmişti.

  • Dr. Kaufmann

    Himmler hiç kampa gelip kendisi de bu imha eyleminin devamına tanık oldu mu?

  • Hoess

    Evet. Himmler kampa 1942 yılında geldi ve bu imha işlemini detaylı bir şekilde başından sonuna kadar izledi.

  • Dr. Kaufmann

    Aynı şey Eichmann için de geçerli mi?

  • Hoess

    Eichmann, Auschwitz'e çok kez geldi ve işleme bizzat tanık oldu.

  • Dr. Kaufmann

    Sanık Kaltenbrunner kampa hiç geldi mi?

  • Hoess

    Hayır.

  • Dr. Kaufmann

    Kaltenbrunner ile göreviniz hakkında hiç konuştunuz mu?

  • Hoess

    Hayır, hiçbir zaman. Ben Obergruppenführer Kaltenbrunner ile sadece bir kez görüştüm.

  • Dr. Kaufmann

    Ne zaman?

  • Hoess

    1944 yılında doğum gününden bir gün sonra.

  • Dr. Kaufmann

    Ve bu bahsettiğiniz görüşmenin konusu neydi?

  • Hoess

    Mauthausen kampından gelen bir rapor hakkında konuştuk. İddaya göre isimsiz birkaç görevlinin silah sanayisi ile ilgisi hakkındaydı. Obergruppenführer Kaltenbrunner'in konu hakkında bir karar vermesi gerekiyordu. Bu nedenle ben de Mauthausen kampının komutanından raporu kendisine getirdim fakat bir karar vermedi. Bana daha sonra karar vereceğini söyledi.

  • Dr. Kaufmann

    Mauthausen kampının tam olarak nerde olduğunu söyler misiniz? Upper Silesia'da mıydı yoksa Hükümet bölgesinde mi?

  • Hoess

    Mauthausen...

  • Dr. Kaufmann

    Auschwitz, özür dilerim yanlışlık yaptım. Auschwitz'den bahsediyorum.

  • Hoess

    Auschwitz eski Polonya eyaleti üzerindeydi. Daha sonra 1939'da Upper Silesia'nın içine girdi.

  • Dr. Kaufmann

    Başka sorum yok.

Ernst Kaltenbrunner'in Davasında Rudolf Höss'ün İfadelerinin Önemi

Bu sorgunun (Höss’ün Nürnberg’de tanık olarak verdiği ifadelerin) önemi birkaç katmanda ortaya çıkıyor:

Rudolf Höss'ün Tanıklık Yaptığı Bu Dava Nasıl Sonuçlandı

Rudolf Höss’ün tanıklığı, Nürnberg’de Nazi liderliğinin ve kurumlarının suç mekanizmasını görünür kılan kritik oturumlardan biriydi. Höss’ün anlattıkları özellikle kampların işleyişi, emir–komuta zinciri ve “gizlilik” uygulamaları açısından mahkemenin değerlendirmelerine doğrudan malzeme sağladı.

Özetle: Höss’ün tanıklığı tek başına hüküm kuran “tek delil” değildi; ancak kamplardaki imha sürecinin nasıl yürüdüğünü içeriden anlatması, mahkemelerin “örgütlü suç sistemi” tespitini güçlendiren önemli bir parça oldu.



Diğer Yazılar


Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için lütfen Gizlilik Politikamızı inceleyin.